DOLAR 32,3607 0.17%
EURO 34,4602 -0.71%
ALTIN 2.437,27-0,95
BITCOIN %
İstanbul
18°

PARÇALI BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

adana haber - agrı haber - haber ajansı - akdag haber - akit tv haber - almanya haber - ana haber bülteni - news haber - ankara haber - arabistan haber - asayiş haber - spor haber - ataköy haber - avrupa gazetesi - avustralya haber - aybastı haber - azerbaycan haber - bağdat haber - bartın haber - başakşehir haber - basın bülten - batum haber - bayburt haber - beykent haber - bilişim haber - boomerang haber - çankırı haber - cnbc haber - cnn haber - dobra haber - doğuş gazetesi - dolunay haber - doruk haber - dünya haber merkezi - ermenistan haber - flash haber - fox haber - fox tv haber - fransa haber - gazete gündem - gaziantep haber - gaziantep haber - giresun haber - global bülten - gümüşhane haber - gümüşhane manşet/a> - gürcistan haber - haber28 haber - 365 haber - 365tv haber - haber60 haber - haber ajansı - haber aktif - best haber - birgün haber - objektif haber - haber özetleri - sizin haber - hakkari haber - hep haber - ığdır haber - ılgın haber - ingiltere haber - internet haber - iskenderun haber - istihbarat haber - kadının sesi haber - kanada haber - kanal24 haber - kanal7 haber - kanal a haber - kanal t haber - kapsam haber - karadeniz haber - karamürsel haber - kazakistan haber - kent haber - kıbrıs haber - kıbrıs tv haber - küçükçekmece haber - maçka haber - madtv haber - magazinpress haber - makedonia haber - malatya haber - megachannel haber - merkez ana haber - muş haber - olay tv haber - öncü haber - özbekistan haber - özgür haber - özlem haber - parti haber - pause haber - polis haber - samsun gazete haber - sandıklı haber - seçim haber - sendika haber - show haber - show tv haber - sivil haber - star tv haber - suriye haber - tatil haber - teşkilat haber - tokat gazete haber - trt1 haber - türkistan haber - tv5 haber - tvnet haber - ultra haber - ulusal bülten haber - ulusal kanal haber - vatan haber - uluslararası haber - yerel bülten haber - yeryüzü haber - zaman haber - adalet haber - adana gündem haber - alem haber - aliağa haber - amasya haber - anadolu manşet haber - ankara güncel haber - antalya haber - antep gazetesi haber - askeri haber - aydın haber - bağcılar haber - basın haber - beylikdüzü haber - beypazarı haber - beyşehir haber - bodrum haber - bomba haber - bozkır haber - cep haber - çeşme haber - denizli gündem haber - doğubeyazıt haber -elbistan haber - erzurum gündem haber - evrensel haber - evrim haber - gaziantep bülten haber - girişim haber - gölbaşı haber - 365 haber - 44 haber - 73 haber - 77 haber - aksiyon haber - arşiv haber - bir haber - channel haber - karadeniz haber - özet haber - port haber - sosyal haber - haber yazıyo - haber yelkeni - hemen haber - istanbul haber - istanbul son haber - kandıra haber - kars manşet haber - kayseri manşet haber - magazin tv haber - merzifon haber - nesil haber - news haber - onay haber - ordu manşet haber - şafak haber - samsun manşet haber - sarıyer haber - sarıyer son haber - sky haber - tarım haber - taşova haber - trabzon manşet haber - video haber - yükseliş haber - zafer haber - küre haber - haber - haber - anadolu haber - antakya haber - çarşamba haber - aksiyon haber - haber turu - ulusal haber - internet gazetesi haber - millet gazetesi haber" - moda haber -organik haber -smart haber -terme haber - zara haber
İnancını yitirmiş bir bekleyiş!
20 okunma

İnancını yitirmiş bir bekleyiş!

ABONE OL
20 Ocak 2024 12:09
İnancını yitirmiş bir bekleyiş!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bugün sizi biraz huzursuz etmek istiyorum. Çünkü bazı şeyler unutulmuyor. Hrant Dink cinayetinin unutulmaması gibi… Önce bir hatırlatma yapayım, Dink cinayetinin gerçekte en ‘yakın’ tanıkları gazetecilerdi. Hatta daha da ileriye gideyim: Biz meslektaşımızın davasında adaletin kapısında bekleyen ‘görgü’ şahitleriydik. Buna rağmen Dink cinayeti davası kendi etrafında dönüp durdu. Dava bir tetikçiyle başladı. O tetikçinin dışarı çıkmasıyla da son buldu. Hâliyle yıllarca aynı sorular, birbirinin benzeri, tekrarı makalelerle konuyu kamuoyu gündeminde tutmaya çalıştık. 

***

Dink cinayeti davası hakkında defalarca yazmama rağmen, aslında bugüne kadar “tek bir yazı” yazdım. Tek bir yazı. Ve bu yazıyı, her yıl bir iki düzeltmeyle temize çektim. Çünkü gerçekte yıllar içerisinde, davada değişen tek şey tarihler olmuştu.… Yazılarım ‘Dink cinayetinin birinci yılında’ diye başladı, bir yıl sonra üzerini çizdim, ‘ikinci yılında’ dedim. 14. yılında, 15. yılında 16. yılında 17. yılında diye devam ettim. Davaya ilişkin sadece yanıtı verilmeyen soruların listesi uzadıkça uzadı. İlkinde iki soru, dört oldu, beş oldu, on oldu. Dava yanıtı verilmeyen sorular yumağına dönüştü.

***

Sanıkların durumu da farklı değildi. Mesela iki tahliye mi oldu? Ertesi yıl ikinin üzerini çizip üç tahliye olarak düzelttim. En önemlisi de Dink cinayetine göz yuman, ihmali olan, yardım edenlerin listesiydi. Liste sürekli eklemelerle yenileniyordu. Şimdi 17 yıl sonra kapanmış bu dava yeniden açıldı. Neden? Çünkü davanın aktörleri değişti. Ergenekon çetesinin yerini, başka bir çete, FETÖ’cüler aldı. Oysa bu liste başından beri zaten Ergenekonculardan FETÖ’cülere uzanan ağır bir listeden oluşuyordu. Mahkeme o zaman görmediğini şimdi görünür hâle getirecek. Hâliyle bizim hatırlatacağımız ya da soracağımız sorular da yine aynı olacak. Dava kendi etrafında biz de yanıtı verilmemiş soruların etrafında yeniden dönüp duracağız. 

***

Adalet kapısında bekleyen bir gazeteci olarak: düşünceye, inanca, demokrasiye, farklılıklara düşman, ırkçı saiklerle işlenmiş bu tür cinayet davalarının peşini bırakmalıyım belki de. Çünkü artık biliyorum ki, 17 yıl boyunca gerçeği ortaya çıkaracak belgeler, bilgiler, sorular, tanıklar, adaletin kapısında bekletilmişse yine bekletilecektir. Yıldım mı? Elbette hayır. Ama faillerini ezbere bildiğimiz bu cinayet davasının yeni duruşmalarda nasıl yol alacağını artık merak etmiyorum.

Mesela bu yeni davada da kurumların itibarı, yine dosyada adı geçen, yargılamaya konu olan birkaç kişiye bağlı olabilir. Bazı sanıkların telefon görüşmelerine, yine yayın yasağı getirilebilir. Bazı sanıklara ait telefon görüşmeleri yine imha edilebilir. Mahkemeye sunulması muhtemel resmi raporların bazı bölümleri yine kamuoyundan gizlenebilir.  

***

Çünkü biliyoruz ki; yıllarca süren pek çok benzer davada sanık sayısı, tetiği çeken, silahı veren, gözleyen kaçıranla sınırlı kaldı. Duruşmalar sırasında birçok delil yok edildi, saklandı, kayıt altına alınmadı, silindi. Peki davaya “gölge düşüren” soruların sayısını artırmak kimin işine yaradı? Hukuk bazen davaları çözmek değil, çözümsüz bırakmak üzerine kurulu olduğu için bu tür davalar yanıtı verilmemiş sorular yumağına dönüştürülüyor olamaz mı? 

Bugün sizi biraz huzursuz etmek istiyorum. Çünkü bazı şeyler unutulmuyor. Hrant Dink cinayetinin unutulmaması gibi… Önce bir hatırlatma yapayım, Dink cinayetinin gerçekte en ‘yakın’ tanıkları gazetecilerdi. Hatta daha da ileriye gideyim: Biz meslektaşımızın davasında adaletin kapısında bekleyen ‘görgü’ şahitleriydik. Buna rağmen Dink cinayeti davası kendi etrafında dönüp durdu. Dava bir tetikçiyle başladı. O tetikçinin dışarı çıkmasıyla da son buldu. Hâliyle yıllarca aynı sorular, birbirinin benzeri, tekrarı makalelerle konuyu kamuoyu gündeminde tutmaya çalıştık. HHH Dink cinayeti davası hakkında defalarca yazmama rağmen, aslında bugüne kadar “tek bir yazı” yazdım. Tek bir yazı. Ve bu yazıyı, her yıl bir iki düzeltmeyle temize çektim. Çünkü gerçekte yıllar içerisinde, davada değişen tek şey tarihler olmuştu.… Yazılarım ‘Dink cinayetinin birinci yılında’ diye başladı, bir yıl sonra üzerini çizdim, ‘ikinci yılında’ dedim. 14. yılında, 15. yılında 16. yılında 17. yılında diye devam ettim. Davaya ilişkin sadece yanıtı verilmeyen soruların listesi uzadıkça uzadı. İlkinde iki soru, dört oldu, beş oldu, on oldu. Dava yanıtı verilmeyen sorular yumağına dönüştü. HHH Sanıkların durumu da farklı değildi. Mesela iki tahliye mi oldu? Ertesi yıl ikinin üzerini çizip üç tahliye olarak düzelttim. En önemlisi de Dink cinayetine göz yuman, ihmali olan, yardım edenlerin listesiydi. Liste sürekli eklemelerle yenileniyordu. Şimdi 17 yıl sonra kapanmış bu dava yeniden açıldı. Neden? Çünkü davanın aktörleri değişti. Ergenekon çetesinin yerini, başka bir çete, FETÖ’cüler aldı. Oysa bu liste başından beri zaten Ergenekonculardan FETÖ’cülere uzanan ağır bir listeden oluşuyordu. Mahkeme o zaman görmediğini şimdi görünür hâle getirecek. Hâliyle bizim hatırlatacağımız ya da soracağımız sorular da yine aynı olacak. Dava kendi etrafında biz de yanıtı verilmemiş soruların etrafında yeniden dönüp duracağız. HHH Adalet kapısında bekleyen bir gazeteci olarak: düşünceye, inanca, demokrasiye, farklılıklara düşman, ırkçı saiklerle işlenmiş bu tür cinayet davalarının peşini bırakmalıyım belki de. Çünkü artık biliyorum ki, 17 yıl boyunca gerçeği ortaya çıkaracak belgeler, bilgiler, sorular, tanıklar, adaletin kapısında bekletilmişse yine bekletilecektir. Yıldım mı? Elbette hayır. Ama faillerini ezbere bildiğimiz bu cinayet davasının yeni duruşmalarda nasıl yol alacağını artık merak etmiyorum. Mesela bu yeni davada da kurumların itibarı, yine dosyada adı geçen, yargılamaya konu olan birkaç kişiye bağlı olabilir. Bazı sanıkların telefon görüşmelerine, yine yayın yasağı getirilebilir. Bazı sanıklara ait telefon görüşmeleri yine imha edilebilir. Mahkemeye sunulması muhtemel resmi raporların bazı bölümleri yine kamuoyundan gizlenebilir. HHH Çünkü biliyoruz ki; yıllarca süren pek çok benzer davada sanık sayısı, tetiği çeken, silahı veren, gözleyen kaçıranla sınırlı kaldı. Duruşmalar sırasında birçok delil yok edildi, saklandı, kayıt altına alınmadı, silindi. Peki davaya “gölge düşüren” soruların sayısını artırmak kimin işine yaradı? Hukuk bazen davaları çözmek değil, çözümsüz bırakmak üzerine kurulu olduğu için bu tür davalar yanıtı verilmemiş sorular yumağına dönüştürülüyor olamaz mı? 17 yıl sonra Dink cinayeti önce milliyetçi gençlerin “tahammülsüzlüğü” olarak açıklandı. Sonra bu cinayet Ergenekoncuların işi denildi. Bugün de FETÖ organize etti noktasına gelindi. Oysa başından beri söylediğimiz bu olayda adı geçen kurum ya da kişiler birbirinden bağımsız gibi görünse de birbirinin benzeri ‘aynı’ kişilerdi. Ergenekon fişi çekti, FETÖ kumpası kurdu, milliyetçi gençler de kullanıldı. Yani tetiği çekeni de o tetiği çektirenleri de aslında biliyoruz… Buna rağmen yeniden başa dönüldü. Çünkü asıl mesele “Adaletin kapısı”ndan bu gerçeklerin içeri şimdilik giremiyor oluşunda. Peki ne yapmalıyız? Türkiye; farklı inanç, farklı kimlik, farklı yaşam kültürlerine sahip olan herkesin yaşam hakkını koruyan bir hukuk devleti olarak sorulara yanıt verdiğinde belki ben de birbirinin tekrarı olan bu makalemi değiştiririm… Yoksa değişen bir şey olmayacak.

17 yıl sonra Dink cinayeti önce milliyetçi gençlerin “tahammülsüzlüğü” olarak açıklandı. Sonra bu cinayet Ergenekoncuların işi denildi. Bugün de FETÖ organize etti noktasına gelindi. Oysa başından beri söylediğimiz bu olayda adı geçen kurum ya da kişiler birbirinden bağımsız gibi görünse de birbirinin benzeri ‘aynı’ kişilerdi. Ergenekon fişi çekti, FETÖ kumpası kurdu, milliyetçi gençler de kullanıldı. Yani tetiği çekeni de o tetiği çektirenleri de aslında biliyoruz… Buna rağmen yeniden başa dönüldü. Çünkü asıl mesele “Adaletin kapısı”ndan bu gerçeklerin içeri şimdilik giremiyor oluşunda. 

Peki ne yapmalıyız? Türkiye; farklı inanç, farklı kimlik, farklı yaşam kültürlerine sahip olan herkesin yaşam hakkını koruyan bir hukuk devleti olarak sorulara yanıt verdiğinde belki ben de birbirinin tekrarı olan bu makalemi değiştiririm…

Yoksa değişen bir şey olmayacak.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
deneme bonusudedektifdeneme bonusu veren sitelerfixbetfixbetantalya escortmatadorbethukuk forumDijital Pazarlama Ajansıgaziantep bayan escortonline itibargaziantep escort bayanhaberankara laptop alım satım